AŞK'a dair...Aşık Aşka Aşıktır, Aslında Sana Aşıktır...!

Aşka Dair...Aşık Aşka aşıktır, Aslında Sana Aşık…

Ben aşkı bilsem de O'nun kadar aşkı hiç kimse bilemez.
O sevenlerin en sevenidir, çünkü aşkı yaratan O dur.
O aşkın ta kendisidir.
Sevmeseydi zaten yaratmazdı beni.
O, istenmeyi istemeseydi, istemeyi içime vermezdi.
O sevilmeyi ister, O istenmeyi bekler.
Ve yine insanla ayna tutar insana..

Aslında aynada O'dur, Sevgide O'dur, Aşk da O'dur.
O benim kapıma gelen deli sevdamdır..

"İnsan benim sırrımdır. Ben insanın sırrıyım " der.

Sır nedir?...
Aslında kâinattaki en büyük sır "AŞK" tır.

Sev der, çok sev ama en çok beni sev..
Sevdirir birleştirmez, Gösterir yaklaştırmaz, Özletir hasret bırakır, Âşık eder kavuşturmaz.
Zaten kavuşsa adı ÂŞK olmaz.
Yan der, çıra gibi yan ama tutuşma der.
Tutuşacaksan sadece benim için tutuş.

Bir baş eğmezliktir insanın hayata karşı hırçınlığı.
Ve kendini bildiği andan itibaren aşkı arar.
Kâinattaki her şey O'nu arayıştır aslında..
O'nu keşfetmek üzere programlanmıştır hayat.

Her şeye rağmen AŞK tektir.

Gecelerce yıldızların parıltısını seyredersiniz,
Ne güzel, Ne ulaşılmazdır onların ışığı.
Ama onlarda güneşten alırlar parlaklıklarını.
Güneşi seyredemezsiniz gözleriniz kamaşır.
Gaye-i ışıktır güneş, Vesile-i ışıktır yıldızlar, güneşi yansıtırlar.

Vesile-i AŞK tır insan, Gaye-i AŞK tır ALLAH

Ve perde-i AŞK tır insanı sevmek.
İnsanla perdeler kendini hasret bırakır özletir göstermez.

AŞK-ı dünyevidir insan ve AŞK-ı uhrevidir. ALLAH

O kulunun kalbine nazar etmeye görsün,
Kıvılcımı yaktı mı artık hiç kurtuluşunuz yoktur.
O yarattığı kulunu sevdirerek yaklaştırır kendine.
Sevgilinin zatında aslında kendi nurudur görünen.
Seven O'nu sever, Arayan O'nu arar,
İsteyen O'nu ister, Özleyen O'nu özler.
Peşinden koştuğumuz da O, Kavuşmak istediğimizde O,
Sarılmak istediğimizde O dur..

AŞK; tekdir..
Aslında en büyük lütûftur bu, Kulunun kalbine koyduğu kor ateş.

"Her göz etmez fark, İşitmez her kulak,

Saklı olmaz birbirinden CAN ve TEN

Canı görmek için izin yok ki bil ki sen

Bir ateştir, yel değildir ney sesi;

Kim ki ateşsizdir; Yok olsun böylesi " der Mevlana..
İşte yana yana gelir kul ona.
Mucibince amel ederse dünyevi aşktan uhrevi aşka geçiverir.
Aslında Mecnun'a Leyla'dan tecelli eden de onun aşkının nurudur.
Ama o kalbe kendi sevgisinden daha şiddetli bir sevginin girmesine müsaade eder mi hiç?
Kulunu kullanır, önce kulunda hissettirir zatını,
Gönlüne lezzet tat verir.
Güllerin kokusunu gül kokusuyla duyurur,
Bülbüllerin sesini dinletir,
Şakayıkların renklerini gösterir,
Fark ettirir hayatı,
Aldığı soluğu hissettirir.
Sonsuz sevgi pınarından su içirir.
Sevmeyi böyle öğretir kuluna.
Sevince, İlkbahar olur Sonbaharlar âşıklara.
Ve aşkı insana insanla efsane eder ve aşığı aşka müptela eder.
Aşık artık maşuğunun peşinden koşar, her yerde onu arar.

Leylalar Mecnunlar, Yusuflar Züleyha'lar, Ferhatlar Şirinler ve daha nice efsaneler bu aşkla ona erdiler.
Anne sevgisi, Eş sevgisi, Kardeş sevgisi, Evlat sevgisi, Sevgili sevgisi, ALLAH dostlarına duyulan sevgi, hepsi birdir.. Hepsi tek pınardan beslenir.
Çünkü SEVGİ tektir..
Bilmeden ALLAH'ı sevmektir ÂŞIK olmak, işte budur aşka mecaz katmak.
O zatını, Kulunun suretinde gizler görünmez, ama O kulunu görür..
O bilir, O çok sevdiği kulunun kendisini aradığını,
Bir gün mutlaka kendine âşık olacağını da bilir.
ÂŞIK sadece sever,
O sevdiği ile birlikte olmayı sever, o sevmeyi sever ve
"Seni seviyorum" demeyi sever.
Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır...
Tek "Seni seviyorum" "Seni seviyorum" demeyi seviyorum.

"ALINTI"

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

YORUMLAR
filiz
filiz - 1 yıl Önce

seni seviyorum ne ulvi bir cümle..söyleyeninde söyleminde yüzünde güller açar...

banner8